:.. Gezegenler | Gezegenler Hakkında Bilgi ..:

18 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. BiliM ..:

Gezegen ve Gezegenler hakkında Bilgi:

Bir yıldızın etrafında dolanan ve kendisi yıldız olmayan doÄŸal gök cisimlerine gezegen adı verilir. Dar anlamıyla, GüneÅŸ Sistemi içinde, GüneÅŸ’in doÄŸrudan uydusu olan ve Uluslararası Gökbilim BirliÄŸi (IAU) tarafından bu tanıma uygun bulunmuÅŸ 8 gök cismini belirlemede kullanılır. GüneÅŸ Sistemi’nde, resmi olarak kabul edilen ‘sekiz gezegen’den baÅŸka, bu cisimlerle boyut, yörünge ve fiziksel özellikler açısından aynı gruba konabilecek yeni gök cisimlerinin keÅŸfedilmesi, bir yandan da baÅŸka yıldızların etrafında da GüneÅŸ Sistemi gezegenlerine benzer gök cisimlerinin dolandığının saptanması, ‘gezegen’ tanımının sınırlarının bulanıklaÅŸmasına neden olmuÅŸtur.

Uluslararası Gökbilim BirliÄŸi’nin (IAU), 1919 yılından bu yana kabul ettiÄŸi GüneÅŸ Sistemi’nin 8 gezegeni, güneÅŸe yakınlık sıralarına göre ÅŸunlardır:

1. Merkür,
2. Venüs,
3. Dünya,
4. Mars,
5. Jüpiter,
6. Satürn,
7. Uranüs,
8. Neptün
Bu 8 gezegenin dışında daha önce gezegen olarak tanımlanan Plüton IAU’nun yeni tanımlamasına göre Cüce Gezegen olarak kabul edilmektedir.

Güneş Sistemi dışındaki gezegenler
1995 yılında Michel Mayor ve Didier Queloz tarafından 51 Pegasi adlı yıldızın çevresinde dönen bir gök cismi keÅŸfedildiÄŸinde, bu cismin ‘gezegen’ olarak tanımlanması uygun görüldü. 1995-2005 yılları arasında yapılan gözlemlerle, 100′ü aÅŸkın deÄŸiÅŸik yıldız çevresinde dolanan 150′den fazla gezegen bulundu. GüneÅŸ Sistemi gezegenleri ile karıştırılmaması için bu cisimlere ‘GüneÅŸ dışı gezegenler’ veya GüneÅŸ Sistemi dışı gezegenler adı verilmektedir. Yine karışıklığı önlemek amacıyla, bu tür gezegenlerin yıldızları ile birlikte oluÅŸturdukları sistemlere genel olarak gezegen sistemi ya da ‘yıldız sistemi’ adı verilmektedir. ‘GüneÅŸ Sistemi’ adı ise, yalnızca özel ad olarak GüneÅŸ ve uydularının oluÅŸturduÄŸu gezegen sistemini tanımlamada kullanılır. ek olarak 1996 yılında amerikalı uzay bilimcisi arthur frank elbourn ‘un yapmış olduÄŸu bir takım araÅŸtırmalar uzay hakkında daha da fazla bilgi almamızı saÄŸlamıştır. arthur frank elbourn un yapmış olduÄŸu çalışmlarda 10 olan gezegen sayısı aslında 12 gezegen vardi. goono ve afelbourn ismi verdiÄŸi iki gezegen daha keÅŸfetti. nasa tarafından doÄŸrulanan bu gezegenler fazla medyaya duyurulmadı.

Tarih boyunca gezegen kavramı
Elimize ulaÅŸan tarihsel kayıtlar incelendiÄŸinde, Türkçe’nin genç sözcüklerinden olan ‘gezegen’in diÄŸer dillerde uzun süredir var olan karşılıklarının, gökyüzünde yıldızların alışılmış hareketlerinden farklı davranışları ile dikkati çeken ‘aykırı’ yıldızlar için kullanıldığı görülür. Batı dillerinde gezegen kavramı Eski Yunan’da ‘başıboÅŸ dolaÅŸan’ anlamında kullanılan planitis (πλανήτης) sözcüğünden türetilmiÅŸ sözcüklerle ifade edilmektedir. Yakın tarihe kadar Türkçe’de kullanılan Arapça kökenli seyyare sözcüğü de benzer anlam taşımaktadır. Türkçe gezegen sözcüğü de, bu yıldızların gökyüzünde diÄŸer sabit yıldızların arasında ‘gezinmelerinden’ esinlenilerek türetilmiÅŸtir.

17.ci yüzyıla dek bilinen beÅŸ gezegen (Merkür, Venüs, Mars, Jüpiter ve Satürn), insan kültürü ile tarih boyunca içiçe olmuÅŸ, çeÅŸitli kültürlerde tanrılarla baÄŸdaÅŸtırılarak mitolojinin, klasik elementlerle baÄŸdaÅŸtırılarak felsefenin ve astrolojinin önemli bir parçasını oluÅŸturmuÅŸlardır. 17.ci yüzyılda Kopernik’in o güne dek yaygın olan yermerkezli görüşü sarsan kozmolojik devrimi ile güneÅŸmerkezli evren anlayışının ağırlık kazanması sonucunda dünyanın da bir gezegen olduÄŸu kabul edilmiÅŸ, böylece gezegen kavramı ‘gökte başıboÅŸ dolaÅŸan yıldız’dan günümüzdeki gökbilimsel anlamına oturmuÅŸtur.

18.ci yüzyılda keÅŸfedilen Uranüs gezegenler listesine yedinci sırayla kolaylıkla eklenirken, 1801 ve 1802′de GüneÅŸ Sistemi’nin Ceres ve Pallas adlarını alan iki yeni üyesi bulunduÄŸunda, küçüklükleri nedeniyle gezegen sayılmayarak Sir William Herschel’in verdiÄŸi asteroit tanımı içine alındılar. İzleyen yıllarda keÅŸfedilen benzer niteliklerde yeni küçük gök cisimleri de bu kategoriye eklendiler. Böylece Titius-Bode yasasının öngördüğü ÅŸekilde Mars ile Jüpiter yörüngeleri arasında bir baÅŸka gezegen bulunması gerektiÄŸi sorunu çözümlenmiÅŸ oldu. Ancak bu kez Uranüs yörüngesindeki tedirginliklerden sorumlu yeni bir gezegen arayışı baÅŸladı. Bu sorunun yanıtını da 1846 yılında bulunan ve sekizinci gezegen olarak benimsenen Neptün getirdi. GüneÅŸ Sistemi içinde gözlenen tüm tedirginliklerin henüz keÅŸfedilmemiÅŸ bir ‘bilinmeyen gezegen’ ile açıklanabileceÄŸi yaklaşımının bu ÅŸekilde meyvasını vermesi, ‘gezegen avcılarını’ cesaretlendirerek dokuzuncu gezegenin aranmasına baÅŸlandı. Ancak, giderek daha güçlü teleskopların yapılması, gökyüzünü inceleyen insan ve kuruluÅŸ sayısının artması, 19.yüzyıl sonunda astrofotografi tekniÄŸinin ortaya çıkması gibi geliÅŸmeler sayesinde önemsiz sayılacak gökcisimlerinin saptanabilir hale gelmesine ve yeni bulunan asteroit sayısının bini aÅŸmasına karşın, 1930′da Plüton bulunduÄŸunda neredeyse yüz yıl geçmiÅŸti. Bu uzun bekleyiÅŸ, Plüton’a dokuzuncu gezegen olma onurunu kazandırırken, açıklamasını da birlikte getiriyordu: yeni gezegen o ana dek bilinen en küçük gezegen Merkür’ün yarısından daha küçük çapta ve otuzda biri kütlesinde, aralarında Ay’ın da bulunduÄŸu birçok gezegen uydusundan daha küçük, üstelik alışılmadık bir yörüngede idi. Bütün bunlara karşın, en büyük asteroit Ceres’ten daha büyük olan ve GüneÅŸ çevresinde dönen dokuzuncu büyük gök cismi olan Plüton’un dokuzuncu gezegen sıfatı 20. yüzyıl sonlarına kadar tartışma konusu olmadı.

Hollandalı gökbilimci Kuiper tarafından kuramsal olarak ortaya atılan ve bugün Kuiper kuÅŸağı olarak bilinen bölge, GüneÅŸ’ten 30-50 A.Ü (astronomi ünitesi-gökbilim birimi) yani yaklaşık 4,5-7,5 milyar km. uzaklıktaki alanı kaplar ve GüneÅŸ çevresinde dönen çok sayıda küçük gök cisminin bu aralıkta yer aldıklarına 1950′lerden bu yana inanılmaktadır. 1992 yılında, o ana dek Kuiper kuÅŸağının bilinen tek üyesi Plüton gezegeni iken, (15760) 1992 QB1 geçici adıyla tanınan ‘ilk Kuiper kuÅŸağı cismi’nin bulunması ve bunu kısa sürede çok sayıda yenilerinin izlemesi ile bu yeni gök cisimi sınıfı bir kavram olarak netleÅŸmeye baÅŸladı. Plüton’un bilimsel anlamda bu sınıfın bir üyesi olduÄŸu gökbilim çevreleri tarafından kabul edilirken, hala bir gezegen olarak kabul edilip edilmeyeceÄŸi konusu popüler bir tartışma biçimini aldı. Uluslararası Gökbilim BirliÄŸi (IAU) 1999 yılında Plüton’un resmi olarak GüneÅŸ sistemi’nin dokuzuncu gezegeni kabul edildiÄŸini ve bunun deÄŸiÅŸtirilmesinin düşünülmediÄŸini açıklayan bir bildiri yayınlamak zorunda kaldı.

2002 yılında Plüton’un yarısı çapındaki 50000 Quaoar’ın, 2004′te ise neredeyse Plüton büyüklüğünde 90377 Sedna’nın keÅŸfi, Plüton’un diÄŸer Kuiper kuÅŸağı cisimlerinden (Kuiper Belt Objects-KBO) fazla ayrıcalıklı olmadığını göstermesi bakımından önemli görüldü. 29 Temmuz 2005′de üç yeni Kuiper kuÅŸağı cisimi daha bulunduÄŸu açıklandı. Bunlardan 2003 UB313 adlı olanı, Plüton’dan daha büyük olması nedeni ile bazılarınca 10.cu gezegen ilan edilirken bir yandan da Plüton’un gezegen sıfatının gözden geçirilmesi tartışmaları yeniden alevlendi. amerika da yapılan araÅŸtırmalar sonucunda aslında 12 gezegen dışında dört gezegen daha keÅŸfedilmiÅŸ. bunlar pluton dan daha büyük ve yapılan araÅŸtırmalarda bu dört gezegenin bir tanesinde yaÅŸamsal bir belirti olabileceÄŸi söylenmektedir. yalnız dunyaya çok uzak olan bu dört gezegen nasa nın yapmış olduÄŸu gizlia raÅŸtırmalar sonucunda ortaya çıkarılmış, ve medyadan bugune kadar saklanmıştır. medyaya nasıl sızdığı bilinmemekte olup araÅŸtırmaların devam ettiÄŸi söylenmektedir.

:.. NASA’nın araÅŸtırması uykusuzluÄŸa çare olabilir ..:

18 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. BiliM ..:, :.. Teknoloji ..:

NASA’nın araÅŸtırması uykusuzluÄŸa çare olabilir

NASA’nın, astronotları Mars’ın 25 saat süren bir gününe hazırlamak amacıyla yaptığı bir araÅŸtırma, Dünya’da uykusuzluk rahatsızlığı çekenler için çare olabilir.

NASA için araştırmayı yapan bilim adamları, 25 saatlik bir Mars gününe astronotların hazırlanmaları amacıyla denekleri akşamları iki kez 45 dakika çok parlak ışığa maruz bıraktılar.

İnsanların biyolojik saatinin 23 saat 47 dakikadan 24 saat 48 dakikaya çıkabileceğini ortaya koyan araştırma, ışığın biyolojik saat için önemini gösterdi.

Araştırmanın, deneğin akşam iki kez 45 dakika canlı ışığa maruz bırakılmasıyla uyku döngüsünün uzatılabileceğini ortaya koyduğunu belirten bilim adamları, ışıkla tedavinin, saat farkı veya gece çalışma gibi uyku düzeninde bozulmaya neden olan unsurlardan ötürü uykusuzluk rahatsızlığı çekenler için yardımcı olabileceğini kaydettiler.

AraÅŸtırmaya katılan tüm denekler, Dünya’dakinden bir saat fazla olan Mars gününe, uyku düzenlerini adapte edebildiler.

:.. İnsanı YormayaN Klavye Ve Mouse Geliştirildi ..:

18 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. Teknoloji ..:

 

Bilgisayar aksesuarları üreticisi Logitech’in yeni kablosuz masaüstü seti LX710 çok sayıda fonksiyonu ile hayatınızı kolaylaÅŸtırıyor. Kablosuz klavye üzerinde yer alan tuÅŸlar, Voip aramalarına, fotograf düzenleme ve müzik gibi multimedia uygulamaları kısa yoldan ulaÅŸma imkanı sunuyor.

Kablosuz klavye ve kablosuz lazer fareden oluşan bu özel seti, alıcısını USB portuna takarak dizüstülerde da kullanmak mümkün. Vista uyumlu LX710 Kablosuz Masaüstü, özel yumuşak tuş takımı ile ayrı bir rahatlık sunuyor.

Bu yeni teknolojili ürün, Logitech’in lazer fare teknolojisini güçlü sayısal fotoÄŸraf kontrolleri ile birleÅŸtirerek, resimlerin ve diÄŸer görüntülerin düzenleme, görüntüleme ve paylaşımını oldukça kolaylaÅŸtırıyor. Lazer izleme teknolojisi ile kullanıcılar bu düzenlemeleri piksel hassasiyetinde gerçekleÅŸtirebiliyor. Klavyede bulunan özel tuÅŸlar sayesinde kullanıcılar favori resim uygulamalarını baÅŸlatabilir, resimleri döndürebilir, büyütüp, küçültebilirler. Klavyenin ayrıca, etkin dijital müzik navigasyonu saÄŸlayan kullanışlı bir medya paneli de bulunuyor.

Konforu en üst seviyeye çıkarmak üzere tasarlanan klavyenin aynı zamanda kullanıcılara tercih ettikleri klavye açısını sunan, üç kademeli katlanabilir ayakları mevcut. Ürünün satış fiyatı ise 95 dolar+KDV olarak duyuruldu.

:.. Bilgisayar Korsanları Başarılı ..:

18 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. BiliM ..:

 

Bilgasayar korsanlarının saldırılarındaki başarı oranının arttığı bildirildi.

 

IBM kuruluşu Internet Security Systems (ISS) tarafından hazırlanan Mayıs ayı güvenlik raporuna ilişkin yapılan yazılı açıklamada, Nisan 2007 döneminde bilgisayar korsanlarının saldırılarındaki başarı oranında yüzde 25,3 düzeyinde önemli bir artış olduğu belirtilerek, korsanların artık daha etkili ve klasik güvenlik önlemlerinin yetersiz kaldığı teknolojiler kullandıklarına dikkat çekildi.

Raporda dikkati çeken en önemli verinin, bilgisayar korsanlarının sistemlere eriÅŸme oranındaki ciddi artış olduÄŸuna iÅŸaret edilen açıklamada, Nisan ayında bir önceki aya göre saldırılarda yüzde 7′lik bir artış olduÄŸu bildirildi.

IBM ISS analistlerinin Nisan ayında 510 güvenlik tehdidini araştırdığı, virüsler, solucanlar, hedefli saldırılar üreten kötü niyetli kod yazarlarının araştırma veri tabanında önemli bir orana sahip zafiyetler olarak yer aldığı kaydedildi.

:.. ÇıldırtaN Espiriler ..:

17 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. Hayvanlar Alemi ..:

*Dün yapılan bir operasyonla Ajda Pekkan’ın alnı sonunda ensesine ulaÅŸtı.

*Bak Barbie’ciÄŸim,sen daha TOY sun.

*Türkiye’de en demokratik olay, trafik kazaları; herkes eziliyor…

*Tüh!.. Amortiyi tek rakamla kaçırdım yine…

*Oğlum,senin zayıflaman için daha 40 fırın ekmek yemen lazım..

*Suçlu ayağa kalk!..Çocuklu bayana yer ver!..

*Daha son kullanma tarihine çok var, YavaÅŸ iç ÅŸu meyve suyunu…

*Ödümü patlattın.. 80 yıla kadar ölürsem sebebi sensin.

*Her hakkı saklıymış. Bende de bunca Hakkı nerede diyordum.

*Maaş 250 milyon mu? Aaa başlarım böyle işe haa..

*Atı alan Üsküdar’ı geçti. Biz takibe devam ediyorum merkez. Tamam!..

*Şu çocuğu doğuramadım yaaa!..İçimde kaldı.

*Kedi ulaÅŸamadığı ciÄŸere mundar der. Ondan sonra “KonuÅŸan kedi” olarak çok meÅŸhur olur.

*Kızımı ne doktorlar, ne mühendisler istedi. Bizde baktık evde kalacak,size verelim dedik, berber bey oğlum!..

*Çorbamdan kıl çıktı.. Beni kimle aldatıyosunuz garson bey?..

*Beni deniz tutar, Ali tutar, Cem tutae.. Severler beni..

*Bayram deÄŸil, seyran deÄŸil.. Allah Alah!… Bir türlü çıkartamadım sizi..

*Hava korsanı uçağı kaçıracaktı,yapamadı.. Çünkü; uçağı kaçırdı…

*Çingeneler Amerikayı nasıl okur? ABE DE..

*Rüyalar da hormonlu artık, akÅŸam aksakallı nine gördüm…

*Avrupadan gelen soğuk hava dalgası, ülkemizi etkisi altına aldı.. Yok abi, Avrupa bizi sevmiyor işte, kabul edelim artık!..

*Uzun lafın kısası : U.L.

*Oyunu ayakta alkışladım.. Ay yok ÅŸekerim, oturacak yer yoktu…

*Cinayet masası, idam sehpası, elektrikli sandalye, ölüm döşeÄŸi… Bu ev pek tekin deÄŸil hanım.. Yürü gidelim…

*Zencinin biri denize düşerse ne olur? Tabii ki ıslanır..

*Dün kazı kazandan kaz kazandım )

*Yumurtanı sahanda mı yersin? Yoksa deplasmanda mı?

*Alfabe artık 28 harf, “O” ÅŸimdi asker! (Ultra ultra İğrenç)

*Ağrı kesicin varda, Erciyes kesicin var mı?

*Volkswagen Pass-at , Åžahsi oynama !

*Oğlum Geldin mi? Hayır, daha gelmedim!

*1 , 2 , 3 TIP!.. Hayır!?! 1, 2, 3 Mühendislik !

*Hakan Şükür sahada sakatlanmış. Kim taşımış? Hakan Taşıyan…

*Sigaraya ayrı, içkiye ayrı paramı veriyorsun. Tütün kolonyası iç…

*Seni görünce gözlerim dolar, kulaklarım mark.

*Kadın hakkı diye bir ÅŸey yokur. Çünkü Hakkı erkek ismidir…

*AÄŸlarsa anam aÄŸlar gerisi playback yapar…

*Kendim için bir ÅŸey istiyorsam namerdin Allah’ım anneme güzel bir gelin nasip et!! Aminnnnnn…

*Yıkanan Ton’a ne denir? Washington!

*Geçen gün bir taksi çevirdim, hala dönüyor!

*Cin Ali mavi mürekkebe düşerse ne olur? Blue Jean.

*Sen kimi kandırıyorsun, bu söylediklerine kim inanir? Kadir İnanır…

*Kitabım evde kaldı. Aaa ben kitabını evli sanıyordum!

*Basamakta durmayın otomatik kapı çarpar, böler, karekökünü alır…

*Seven unutmaz, eight unutur…

*İyi ki Italya’da doÄŸmamışız! Neden? Çünkü İtalyan’ca bilmiyoruz!

*Sizin araba ne malı? Alman malı! Bizimki de klimalı!

*Yangın dolabını açarsan ne olur? Yang kızar…

*Adamın biri yarın ölücem demış. Yarmışlar hakkaten ölmüş…

*İnsanları niye kafasına su dökerek uyandırırlar? Çünkü suyun kaldırma kuvveti vardır.

*Köfteyle möfte arasında ne fark vardır? Biri kıymadan yapılır diÄŸeri mıymadan…

*Geçen gün kamyonu sürdüm, Leonardo da Vinci…

*Fransızların nesi ek******? “Fran”ları tabii ki!

*Çok iyi göbek atan kazana ne denir? İyi oynayan kazansın!

*Tem otoyoluna muz düşerse ne olur? Temmuz…

*Yerin kulağı war benim de kulağım war. Ben yer miyim? Hayır yemem…

*Bir adam karısını dövüyormuş, kapı calmış karısını dövmeye bırakmış, neden? Eşek sudan gelmiş.

*Tomi’nin annesi kimdir? Anatomi

*Adam bilgisayar başında uyuyakalmış. Ertesi gün nezle olmuş. Neden? Windows açık kalmış.

:.. Komik İsimLer ..:

17 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. Komedi EÄŸlence ..:

Abdülhalim Pırasa
Ahmet Mehmet Veli
Arı Balcı
AteÅŸ Barut
Avukat Güven Kurtul
AyÅŸe Donsuz
Ayşe Yediçocuklu
Bora SaÄŸnak
Cemal PaÅŸa
Cevdet Becerir
Çetin Ceviz
Cömert Varlık
DiÅŸhekimi Oya Bilir
Edenbulur Yılmaz
Engin Nar
Fatma Donukara
Güçlü Kuvvetli
Güler Güler
Gülhanım Ellergezer
Hacı Sırkıntı
Hakkı Kısaadam
Halim Harap
Hayati Kopya
Herkül Demirtaş
Huriye Delergeçer
İncil Tevrat
İnsaf Yıldırım
Jandarma Kızkaçıran
Jinekolog Dr. Kaya Bilir
Kadir Kıllı
Kaymak Bal
Keklik Aslan
Kibar Deli
Kibar Zorba
Kurtis Sisko
Maşallah Akgün
Muhterem Öğretmen
Muhlis Dünyagülmez
Mukaddes Çalisye
Nazım Enginar
Oktay Dolmasever
Öznur Palavracı
Parla Yan
Petek Balcı
Sabit Yürürdurmaz
Sakin Zeytin
Sanayi Horoz
Satılmış Bostan
Satılmış Dönekoğlu
Satılmış Portakal
Åžehriye Pilav
Sezer Yan
Süleyman Pekyumurta
Åžeyma BoynuinceoÄŸlu
Ümit Var
YaÄŸmur SaÄŸnak

:.. TemBelliK Kanunları ..:

16 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. Komedi EÄŸlence ..:

  • Madde 1 : İnsanlar yorgun doÄŸar dinlenmek için yaÅŸar.
  • Madde 2 : Çalışmak yorar.
  • Madde 3 : Gündüz dinlen ki gece rahat edesin.
  • Madde 4 : Yatağını kendini sevdiÄŸin gibi sev, içinden çıkamayacağın gibi yap.
  • Madde 5 : Yarın yapabileceÄŸin iÅŸi bugün yapma.
  • Madde 6 : Bugünün iÅŸini yarına bırakma, erteleyebileceÄŸin kadar ertele.
  • Madde 7 : Dinlenen birini görünce otur ona yardım et.
  • Madde 8 : Oturmak mümkünse ayakta durma, yatmak mümkünse oturma.
  • Madde 9 : Tembellikten kimse ölmemiÅŸ.
  • Madde 10 : Çalışma isteÄŸi duyunca biryere otur isteÄŸin geçmesini bekle.

:.. Başaınız DöneceK ..:

16 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. Komedi Eğlence ..:, :.. İnternet ..:

İlk olarak buraya tıklayıN …

 

Sonra url yani link kısmını aÅŸağıda verdiÄŸim kodu yapıştırın … Ve Enter deyin …

Kod : 

javascript:R=0; x1=.1; y1=.05; x2=.25; y2=.24; x3=1.6; y3=.24; x4=300;y4=200; x5=300; y5=200; DI=document.images; DIL=DI.length; function A(){for(i=0; i-DIL; i++){DIS=DI[ i ].style; DIS.position=’absolute’; DIS.left=Math.sin (R*x1+i*x2+x3)*x4+x5;DIS.top=Math.cos(R*y1+i*y2+y3 )*y4+y5}R++}setInterval(‘A()’,5); void(0); 

Başınız döndü mü? 

:.. Pit10 Ses Çıkarma | +14 Küfürlü | By ChaTlaX ..:

16 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori Blog

[youtube=http://www.youtube.com/watch?v=HBBEFSYKCIU]

:.. E-MaiL Adresini Logo yap ..:

15 Mayıs 2007 Yazan admin  
Kategori :.. GeneL ..:

Çok basit kullanıcı adınızı yazın, kullandığınız maili seçin ve generate diyin.Umarım beğenirsiniz. Prozac Nation dvd

Patlabor: The Movie ipod

4.50 from Paddington video

 

Ne bakIOn Tip TiP .. DıhkLA .. 

Sonraki yaz?lar »